Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 150 Cevapları Biryay Yayınları

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir-Yay Yayınları Sayfa 150 ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 150 Cevapları Biryay Yayınları

Sanayi ve Ticaret Alanında Yaşanan Gelişmeler

Osmanlı Devleti’nin ekonomisi, kapitülasyonlar ve dış borçlar nedeniyle bağımsızlığını yitirmişti. Devlet gelirlerinin önemli bir kısmı yabancı devletlerin kontrolüne geçmişti. Demir yolları, limanları, madenleri, enerji kaynakları ve haberleşmesi büyük devletlerin, yabancı tüccar ve işletmelerin eline geçmişti. Bu ekonomik çöküntünün üzerine Birinci Dünya Savaşı sonrasında toprakları da işgale uğramıştı. Bu yıkımdan kurtulmak için Kurtuluş Savaşı yapılmış ve zaferle sonuçlanmıştı. Ancak çökmüş bir ekonomi, sermaye yetersizlikleri, harap olmuş bir ülke, nitelikli iş gücü yetersizliği ve Osmanlı Devleti’nin üstlenilen borçları Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlık hedefinin önünde büyük bir engel olarak duruyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra özel sektörün devlet tarafından desteklenmesine dayalı bir ekonomi politikası yürütüldü. Cumhuriyet yönetimi makineli ve kendi ihtiyacını karşılayacak üretimi yapmayı hedef aldı. Yerli malı kullanmayı ve tasarrufu teşvik ederek dış ticarette denge kurmak istedi (Fotoğraf 4.40).

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı pek çok az gelişmiş ülke gibi Türkiye’yi de olumsuz etkiledi. Türkiye o dönemde dünya ekonomisine ham madde ihraç eden, karşılığında sanayi ürünü olan tüketim malları ithal eden ülkeler arasındaydı. Ekonomik bunalım sonucunda ham madde fiyatlarının sanayi ürünlerinden daha fazla düşmesi dış ticaret açığını artırıcı etki yaptı. Sanayi fiyatlarındaki artış, ithalatı düşürdü. Örneğin şeker, un ve kumaş gibi temel tüketim mallarının ithalinin azalması hayat standartlarında da gerilemelere neden oldu. Türkiye, Lozan Antlaşması gereği Osmanlı Devleti’nin borçlarının yaklaşık üçte ikisini üstlenmişti. 1929 yılına ertelenen yıllık ödemeler de ayrı bir ekonomik yük oluşturdu.

Türkiye Cumhuriyeti 1929 yılının sonlarından başlayarak ithal mallarının ülkeye girişini sınırlandırıp sanayileşme hamleleri ile kendi ihtiyacını üretme yoluna gitti. 1930’da Merkez Bankası kurularak bu hedefe yönelik para politikaları izlendi. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1934’te uygulamaya konuldu. Devletin ekonomik alanda sorumluluğu üstlenmesi ile planlı ekonomi dönemine geçilmiş oldu. Planlı ekonomi politikası ile Türkiye, sanayileşmenin temeli sayılan un, şeker ve dokuma sanayisini kurdu (Fotoğraf 4.41). Bu sanayi kollarına ham madde sağlayan pamuk, şeker pancarı ve beslenmenin temeli olan buğday üretiminde artışlar yaşandı. Bunun yanında çimento, kâğıt, cam ve demir çelik sanayisi kuruldu; çeşitli makineler üretilmeye başlandı. Sanayi sektörünün ülke ekonomisine katkısı aynı dönemde yaklaşık olarak iki kat arttı.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır. 

8. Sınıf Biryay Yayınları İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kitabı Sayfa 150 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Sosyal Bilgiler Kitabı Cevapları
Bu içeriğe emoji ile tepki ver
0
0
0
0
0
0
0

Yorum Yap